Advert

RAMAZAN VE ÇOCUK OLMAK

Ramazan ayı gelince tatlı bir sevinç kuşatır gönlümüzü. Çocuk gibi hissederiz kendimizi, sanki çocukluğumuza geri döneriz.

RAMAZAN VE ÇOCUK OLMAK

Ramazan ayı gelince tatlı bir sevinç kuşatır gönlümüzü. Çocuk gibi hissederiz kendimizi, sanki çocukluğumuza geri döneriz. Çünkü her birimizin yüreklerde yer eden hafızalara kazınan bir Ramazan hatırası veya anısı vardır. Hatıralar hiç unutulmaz. Yıllar geçtikçe insan hep o günlere dönmek ister.

            Şimdi yine bir Ramazan ayındayız. Rahmet ayı Ramazan gönlümüze ve hanelerimize misafir oluyor her gün. Çocuklar için bu ayın çok farklı anlamı var. Onlar için Ramazan, öğle vaktine kadar tutulan alıştırma oruçlarını, günün sonunda ebeveynlerinden duydukları taltif edici cümleleri, bayramlarda büyüklerden aldıkları harçlıkları, teravih namazlarında arkadaşlarıyla gülüşmeleri ifade ediyor.

            Bu ayda büyüklere, çocukların güzel hatıralara sahip olmaları,  Ramazan ayında kişiliklerinin olumlu yönde gelişimi için çok büyük görevler düşüyor. Hani atalarımız çubuk yaşken eğilir demişler. Gerçekten çocuklarımızı Ramazan iklimine dahil etmek çok önemli. Onları sahura kaldırmak, iftar sofralarında onlara yer vermek, bazen fırından Ramazan pidesi almak için göndermek, hiç olmazsa alışmaları için birkaç gün oruç tutmalarını teşvik etmek çocuklarımızın din eğitimi noktasında büyük öneme sahip. Malum Peygamberimiz (s.a.v) “ Çocuklarınıza yedi yaşına gelince namazı emredin.” buyurmuş. (Ebu Davud, Salat, 25.) Bu hadisi şerif, bizlere çocukların dini eğitimine erken yaşlarda başlanması noktasında önemli ip uçları veriyor. Namaz gibi, çocuklarımızı zorlamadan oruca da alıştırmak gerekiyor. Tabi çocuklardan dini emirleri yerine getirmelerini istemekten ziyade anne babaların güzel davranışlarıyla onlara olumlu yönde örnek olmaları da çok önemli bir husus. İslam, iman, ibadet ve güzel ahlak prensipleri üzerine tesis edilmiş bir binadır. Bu ilkelerden biri eksik olunca o bina yıkılmaya mahkum olur. Ebeveynler sözden ziyade eylemleriyle çocuklarına güzel örnek olmalı, Ramazan ayının her anını iyi değerlendirmeli. Yalandan, dedikodudan, haramdan vs kendisi uzak durarak örnek bir rol model olarak çocuğun karşısında durmalı. Yoksa sağlıklı bir toplum başka türlü tesis edilemez.

            Çocuklar bizim en kıymetli hazinemiz, aynı zamanda Allah’ın bizlere bir emanetidir. Allah’ın tertemiz fıtratta yaratıp bize verdiği bu emaneti yanlış eylem ve söylemlerle kirletmemeliyiz. Öte yandan Allah, (cc) Kur’an’da çocukların, dünya hayatının bir ziyneti olduğunu söyler bize: “Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür.” ( Kehf, 46.)  Öyleyse çocuklarımızı olumsuz yönde etkileyecek, onların temiz fıtratlarını bozacak her şeyden korumak ebeveynler olarak hepimizin görevidir. Unutmayalım ki sevgili peygamberimizin ifadesiyle, “Hiçbir anne baba evladına güzel ahlaktan daha büyük ve kıymetli bir miras bırakamaz.” (Tirmizi, Birr, 33.) O halde gelin bu ayı fırsat bilip Ramazanda iyilik fidanları dikelim çocuklarımızın gönlüne, sevgi ve şefkat tohumları ekelim kalplerine, yoksula, fakire vererek, yardım bilincini aşılayalım yüreklerine. İbrahim (as) peygamberin duasıyla yalvaralım yüce yaratıcıya: “ Ey Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl.” (Bakara, 128.) “Ey Rabbimiz! Bize mutluluk getirecek eşler ve çocuklar bahşet; bizi günahtan sakınanlara öncü yap!”  (Furkan, 74.) Amin.

 

                                                                                              Muhammet SALMAN

                                                                                             Yakakent İlçe Müftüsü

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
DAĞCILAR KEŞFETMEYE DEVAM EDİYOR
DAĞCILAR KEŞFETMEYE DEVAM EDİYOR
11 KASIM
11 KASIM "MİLLİ AĞAÇLANDIRMA GÜNÜ" ETKİNLİĞİ YAPILDI