Advert

“MAZİDEN ATİYE BİR SEVDADIR ÜLKÜCÜ HAREKET”

Alaçam Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları ortaklaşa hazırladıkları “MAZİDEN ATİYE BİR SEVDADIR ÜLKÜCÜ HAREKET”’

“MAZİDEN ATİYE BİR SEVDADIR ÜLKÜCÜ HAREKET”

          Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatının 22. Sen-i devriyesinde Alaçam Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen programda Doç. Dr. Yücel Öksüz Alparslan Türkeş’i anlattı.

           Programa Alaçam Belediye Başkanı İlyas Acar, Belediye Meclis Üyeleri, Muhtarlar ve halkın katılımı ile gerçekleşti. Açılış öncesi Alaçam Meslek Yüksek Okulu öğrencisinin Kur-anı Kerim tilaveti okuması ile başladı.

          Ardından Alaçam Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanı Erdinç Gül’ün günün anlam ve önemine dair konuşmasında şunları söyledi: Milletimizin istikbali genç bozkurtların, Asenaların büyük devlet ve dava adamı, milletimizin eşsiz evladı, Türk Dünyasının başbuğu Alparslar Türkeş Beyin hakka yürüyüşünün üzerinden 22 yıl geçti. Bugün bizler fikirlerimizin şekillenmesinde ülke ve vatan sevgimizin şuurlu samimi ve akılcı bir yönde yücelmesinde emeği ve manevi hak sahibi olan aziz başbuğumuzu bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anmak; O’nun ruhuna dualarımızı ve Fatihalarımızı yollamak için bir araya gelmiş bulunmaktayız.

            Doç. Dr. Yücel Öksüz konuşmasında şu ifadelere yer verdi: Ahmet Munis Bey. Türkeş’in ortaokul yıllarındaki sınıf arkadaşıdır, Otobüs Lefke’ye doğru yol alırken Türkeşli yılları yeniden yaşıyormuş gibi anlatmaya başlar: Ortaokuldayız. Müdürümüzün tayini çıkmıştı, nereye gitti bilmiyoruz. Yerine yeni bir İngiliz müdür geldi. Çam yarması gibi derler ya, işte öyle bir İngiliz. Sınıfa girdiği gün bizi şöyle bir iyice süzdü, süzdü, sonra gözü dolabın üzerindeki ipe asılı Atatürk’ün resmine takıldı… Yüzü buruştu, rengi değişti.” Ahmet Munis Bey bir an duraklar ve devam eder: “Çam yarması İngiliz Müdür dişlerini sıkarak bize döndü, eli ile Atatürk’ün resmini işaret ederek, ‘Çabuk şu resmi indirin’ diye bağırdı.” Hepimiz uyuşmuş gibiydik. Kimse yerinden kımıldayamıyordu. İngiliz Müdür aynı cümleyi üç defa tekrarladı fakat Atatürk’ün resmini indirmek için yerinden kıpırdayan bir Türk evladı olmadı. ‘İndirin şu resmi’ cümlesini son defa tekrarlayınca Türkeş kalktı ve İngiliz’e bağırdı: Bize o resmi kimse indirtemez. Cesaretin varsa sen indir de görelim!’ İngiliz müdür öfkeden kıpkırmızı olmuştu. O çam yarması vücuduyla yay gibi fırlayarak bir sandalyeye çıktı ve ipi kopardı ki, daha inmesine fırsat kalmadan Türkeş yerinden fırladı sandalyeyi hızla iterek İngiliz’i yere düşürdü. Sonra bize döndü, Çabuk olun, tutun ayaklarından’ diye bağırdı. Biz de söyleneni yaptık, müdürü karga tulumba Türkeş’le tutarak pencereden aşağı savuruverdik.”

           TÜRKEŞ’İN ANLAMLI SÖZLERİNDEN BAZILARI

           Türk Töresinin bir şartı da yüksek vazife duygusudur. Vazifeyi her ne pahasına olursa olsun yapmaktır. Diğer bir şart, toplum uğrunda her çeşit fedakârlığı yapmaktır. Millete hizmet yolunda şahsi menfaatlerden, şahsi zevklerden feragattir. Vazgeçmektir. Kişiler kendilerini millet için feda ederler. Türk Milleti'nin büyüklüğü böyle yükselecektir. Onu sizler yaşatacak, sizler yükselteceksiniz. Türk Töresinin en önemli bir gereği de sır saklamaktır.

Hepiniz birer Türk Bayrağı'sınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin.

PARTİ İÇİ DEMOKRASİYİ İŞLETEN ÖRNEK BİR LİDER

          Doç. Dr. Yücel Öksüz şöyle devam etti: Başbuğ, 1965 yılında Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nden Ankara Milletvekili seçilmişti. 8 – 9 Şubat 1969 tarihlerinde Adana’da yapılan kongrede partinin adının Milliyetçi Hareket Partisi ve ambleminin üç hilal olarak değiştirilmesinden sonra yapılan genel seçimlerde bu defa Adana’dan aday olmuş ve seçilmişti. Ancak ne var ki, Genel Merkez’in Ankara’da bulunması ve daha önce Ankara Milletvekili olarak görev yapmasının etkisiyle gönlünden Ankara milletvekilliği geçtiği için 1973 seçimlerinde yine Ankara’dan aday olma düşüncesinde idi. O dönemde Genel İdare Kurulu üyeleri olan Galip Erdem, İbrahim Metin, Sadi Somuncuoğlu ve Rahmetli Nevzad Kösoğlu’nun ifade ettiklerine göre Kurul üyeleri, “Adanalılara bir vefasızlık” olacağını ileri sürerek bu kararına karşı çıktılar, Adana İl Başkanı Rahmetli Faruk Akkülah da kendi adaylığı ve seçilmesi garanti görülmesine rağmen aynı düşüncede idi. Türkeş bu kararını oylamaya sundu ve Genel İdare Kurulu oy çokluğu ile yeniden Adana’dan aday olmasına karar verince hiç itiraz etmeden alınan karara uydu. Günümüzde hangi siyasi parti olursa olsun, Genel Başkan ne böyle bir uygulama yapar, ne de partilerin Merkez Karar organları Genel Başkanlarının hilafına oy kullanırlar. İşte, “Parti içi demokrasi” diye sözü edilen ama hasret kalınan uygulamanın en güzel örneği budur ve siyasi liderler içinde bu örneği bizlere gösteren yalnızca Başbuğ Alparslan Türkeş’tir.

TÜRK GENÇLİĞİNE OLAN İNANCI VE GÜVENİ SONSUZDU

          12 Eylül Türkiye’yi tarumar etmiş, “Bir sağdan bir soldan” mantığıyla suçsuz günahsız gençleri ipe götüren “Netekim Paşa” ve arkadaşları Türk Milleti’ne zulmetmişlerdi. Başbuğ Alparslan Türkeş o hercümerç içerisinde yoluna devam etme kararındaydı ve en büyük güvencesi yine Türk Gençliği idi dedi.

          Program sonunda Alaçam Ülkü Ocakları Başkanı Uğur Demir ve Alaçam Belediye Başkanı İlyas Acar tarafından Doç. Dr. Yücel Öksüz’e günün anlamına dair birer plaket takdim ettiler.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
KAYMAKAM ZAMAN, TARİHİ KONAKLARI YERİNDE İNCELEDİ
KAYMAKAM ZAMAN, TARİHİ KONAKLARI YERİNDE İNCELEDİ
OKUL GÜVENLİĞİ TOPLANTISI YAPILDI
OKUL GÜVENLİĞİ TOPLANTISI YAPILDI